Suriyeli sığınmacılar sorunu: Türkiye’deki siyasi partiler hangi politikaları savunuyor?

İktidardaki AK Parti’nin “açık kapı” politikası sonucu Türkiye’nin güney komşusu Suriye’deki iç savaş nedeniyle evlerini terk eden milyonlarca Suriyeli Türkiye’ye sığındı. 

Mülteciler Derneği tarafından Göç İdaresi Başkanlığı’nın son verilerinden derlenen bilgilere göre Türkiye’de 18 Ağustos itibarıyla kayıt altına alınmış geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısı 3 milyon 652 bin 813 kişi. Bu kişilerin 48 bini kamplarda, 3 milyon 606 bini şehirlerde yaşıyor. Bu verilere göre Suriyelilerin Türkiye nüfusuna oranı yüzde 14,4 civarında.

Ancak birçok siyasi parti, akademisyen ve halkın bir kısmı bu sayıların gerçeği yansıtmadığı, asıl rakamın yüksek doğum oranıyla birlikte bundan çok daha yüksek olduğu görüşünde. Bazı çevreler bu sayıya Türkiye’nin Suriye topraklarındaki operasyonlar sonucunda hizmet götürme sorumluluğu üstlendiği yaklaşık beş milyonluk nüfusa da ekliyor.

Öte yandan Mülteciler Derneği, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri’nin verilerine göre 19 Ağustos itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı kazanan Suriyeli sayısının 211 bin 908’e ulaştığını bildirdi.

Türkiye’de halkın büyük çoğunluğu Suriyeli sığınmacıları birçok sosyal ve ekonomik sorunun sebebi olarak görüyor. Ekonomik sorunların derinleşmesi de, Suriyelilere oturum, çalışma, eğitim ve vatandaşlık verilmesi uzun süredir toplumun birçok kesiminde hissedilen rahatsızlığın artmasına neden oluyor.

Türkiye’de birçok siyasi parti, Suriye’deki iç savaşın sona ermesiyle birlikte Suriyelilerin ülkelerine geri dönmeleri zamanının geldiği görüşünde. Türk siyasi hayatında faaliyet gösteren partilerin büyük çoğunluğu bu konuda ya yeni bir eylem planı açıkladı ya da bu konudaki görüşlerini parti programlarında dile getirirdi.

Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar konusunda hangi siyasi parti, hangi politikaları öneriyor?

AK Parti

Savaş bölgesinden kaçan, yakınlarını kaybeden, evleri yıkılarak açıkta kalan Suriyelilere Türkiye’nin insani ve vicdani sebeplerle kucak açtığını hatırlatan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriyelilerin arzu etmeleri halinde vatanlarına dönebileceklerini, ancak onları zorla göndermeyeceklerini söylüyor.

Suriyeli sığınmacılar için “Kapımız açık onlara, ev sahipliğimizi yapmaya devam edeceğiz. Onları katillerin eline ve kucağına atmayacağız” ifadelerini kullanan Erdoğan aynı zamanda ülkelerine geri dönüşü teşvik etmek istiyor.

Türkiye’nin sınır ötesi harekatlarını başlattığı 2016 yılından bu yana oluşturduğu güvenli bölgelere yaklaşık 500 bin Suriyelinin geri dönüş yaptığını bildiren Erdoğan  “Ülkemizde misafir ettiğimiz 1 milyon Suriyeli kardeşimizin gönüllü geri dönüşünü sağlayacak yeni bir projenin hazırlıkları içindeyiz” sözleriyle mayıs ayında partisinin yeni projesini açıkladı. 

Proje kapsamında:

  • Suriye’de geri dönenler için inşa edilmesi planlanan 50 bin briket ev sayısının 100 bine çıkarılması,
  • Gönüllü geri dönüşlerin Ankara İstanbul, Konya Adana Gaziantep gibi Suriyeli sığınmacı nüfusunun yoğun olduğu büyükşehirlerden başlatılması,
  • Azez, Cerablus, El Bab, Tel Abyad ve Resulayn gibi askeri ve siyasi güvenliğin sağlandığı 13 ayrı bölgede yeni yerleşim alanları inşa edilmesi,
  • Proje Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) koordinasyonunda yürütülmesi,
  • Günlük yaşamın sürdürülebilmesi için kurulacak tarım, sanayi, ticaret küçük sanayi sitelerinde yeni istihdam olanakları sağlanacak, ayrıca alt ve üst yapı inşa edilmesi öngörülüyor.

CHP

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Türkiye’deki göçmen ve sığınmacı sorununu iki yılda çözmeyi vadediyor. 

Suriye, Afganistan ve diğer ülkelerden gelen göçmen sayısının toplam altı milyonu bulduğunu belirten CHP bunun sürdürülebilir olmadığı görüşünde. Bunun için “Irkçılık, ayrımcılık yapmadan ve kimseye düşmanlık beslemeden tüm göçmenleri, sığınmacıları Suriyelilerden başlayarak kendi ülkelerine geri göndermeye kararlıyız” diyor.

Sorunu yaratan iktidarın sorunu çözemeyeceğini iddia eden parti, iktidara gelmeleri halinde yapacakları çalışmaları dört maddede sıralıyor:

  1. Barışçıl bir diplomasi ile komşularla iyi geçinmek ve Suriye ile masaya oturmak.
  2. Oluşacak barış ikliminde Suriye’yi yeniden inşa ederek Suriyelilerin akıllarından ve gönüllerinden “Döndüğümde nerede ve nasıl yaşayacağım?” endişesini silmek.
  3. Dönenlerin can ve mal güvenliğini sağlamak, bunun için gerekirse Birleşmiş Milletler ve Türkiye’nin öncülüğünde mekanizmalar tesis etmek.
  4. Ulusal ve uluslararası fonlarla Suriye’nin yatırımına destek vermek.

Bu yöntemler sayesinde “Tek bir Suriyelinin dahi ateşe atılmayacağını” savunan parti, Suriyelilerin “davullarla, zurnalarla” ülkelerine geri dönerek, insani koşullarda, özgürce ve refah içinde bir gelecek kuracaklarını belirtiyor.

MHP

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Suriyeli göçmenlerle ilgili görüş, politika ve çözüm önerilerini 2018 tarihli Sınır Aşan Göçler Komisyonu Raporu’nda değerlendirdi.

Türkiye’deki yabancı sayısının yüksekliğine ve ekonomik imkanların “uluslararası koruma talep eden yabancılara” kaydırılması sonucu ortaya çıkan ekonomik kayıplara dikkat çeken rapor, Türkiye’nin önünde kalıcı iki çözüm olarak gönüllü geri dönüş ve entegrasyon seçeneklerinin bulunduğunu belirtiyor.

Raporda, arrange ve kitlesel geri dönüşler için bir yandan göç veren ülkelerde durumun iyileşmesinin, diğer yandan ise “Suriyeliler gitmez” algısının devlet otoritesinin sarsılmaması için “Suriyeliler gitmez istemez” anlayışına dönüştürülmesinin gerektiği vurgulanıyor.

Entegrasyonun da sihirli bir formülünün olmadığı ve tıpkı gönüllü geri dönüş gibi yüzyıllar alabilecek bir süreci beraberinde getireceğini belirten parti, raporda çözüm için beş seçenek sunuyor:

  1. Toplumsal çatışma potansiyelini azaltacak çalışmalar yapılmalı.
  2. Vatandaşlık süreci, Almanya ve Fransa örneklerinde olduğu gibi kişinin belirli eğitimlerden geçerek şartlar içermeli.
  3. Suriyeliler ve diğer Türkiye’de uluslararası koruma talep eden yabancılara yönelik Türk vatandaşlarının taleplerini tatmin etmekten ziyade adil bir tutumla muamelede bulunulmalı.
  4. Suriyeliler başta olmak üzere uluslararası koruma/geçici koruma talep eden yabancıların kayıtlı istihdamı konusunda kararlı bir duruş sergilenmeli.
  5. Yabancıların geri dönüşlerini amaçlayan uyumlu bir politika yürütülmeli.

İyi Parti

Türkiye’deki Suriyeli sığınmacı sorunundan AK Parti iktidarını sorumlu tutan İyi Parti bugün açıkladığı Göç Doktrini ve Stratejik Eylem Planı’nı ile soruna karşı çözüm önerilerini sundu.

“Her hal ve şartta” Suriyelilerin geri dönmesini planladıklarını ve bunun için makul sürenin üç yıl olduğunu belirten İyi Parti bu tarihi 1 Eylül 2026 olarak belirledi.

Parti, mevcut durumda, sığınmacılar için “Suriye’yi kaynak ülke, Türkiye’yi hendek ülke ve Avrupa Birliği’ni de hedef ülke/ülkeler” olarak tanımlayarak çözüm için iki aşamalı strateji önerdi:

  1. – Türkiye ile Suriye arasında Suriye’nin toprak bütünlüğü ve sığınmacıların geri dönüşü hususunda müzakere ve iş birliği süreci başlatılacak,
  • Geri dönüşün finansmanı ve Suriye’nin yeniden inşası konusunda ihtilaf olabilecek alanlarda AB de sürece katkı vermeye davet edilecek.
  1. Türkiye Cumhuriyeti olarak resen güvenli bölgeyi genişletecek, müteakiben Geçici Koruma Kapsamındaki Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünü her hâl ve şartta sağlanacak.

Parti, strateji kapsamında iktidara geldikleri ilk günde, ilk ayda ve ilk yılda alacakları kararları da açıkladı. Bu bağlamda ilk gün alınacak kararları şu şekilde sıraladı:

  • “Hudut namustur!” esası benimsenecek, açık kapı politikası terkedilecek,
  • Sığınmacılara hiçbir şart altında vatandaşlık verilmeyeceği deklare edilecek,
  • Sığınmacılara tanınan tüm ayrıcalıklar iptal edilecek,
  • Sınır hatlarında tespit edilen tüm göç hareketlerine karşı “geri itme” politikası uygulamasına geçilecek,
  • Sığınmacılarla ilgili kurumlar yeniden teşkilatlanacak ve kapasite artırımı yapılacak,
  • Tüm kaçak göçmenler geri gönderme merkezlerinde toplanıp tecrit edilecek ve peyderpey iade/sınır dışı edilmeye başlanacak,
  • Geri dönüş işlemleri gerçekleşene kadar il, ilçe ve mahalle bazında %10 kota sisteminin uygulanacağı ilan edilecek,
  • Sığınmacı ve göçmenlerin kayıtlı oldukları iller dışında gerekçesiz ve uzun süreli bulunmalarına son verilecek, kontrol ve denetimler artırılacak,
  • Sığınmacı ve kaçak göçmenlerin; park, bahçe, sahil ve plaj gibi kamusal alanlarda toplumsal huzuru bozacak şekilde bulunmasının önüne geçilecek,
  • Özellikle kadınların sosyal hayatını kısıtlayacak ve taciz edecek şekilde görüntü kaydeden, sosyal medyada Türk örf ve adetlerine uygun olmayan ve Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Türk milletine hakaret içerikli video ve fotoğraf paylaşan tüm yabancı uyrukluların haklarında yasal işlem başlatılarak sınır dışı edileceği duyurulacak,
  • Sığınmacı ve kaçak göçmenlere ait ruhsatsız çalıştığı tespit edilen işletmeler kapatılacak,
  • Çeşitli sığınmacı ve kaçak göçmenlere yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kontrolü dışında dini eğitim veren kurumların kapatılması talimatı verilecek.

Memleket Partisi

Memleket Partisi’nin web sitesindeki parti programının “Dış Politika, Uluslararası İlişkiler kategorisinde yer alan Suriye başlıklı bölümde “Suriye ile diyaloğu doğru şekilde işleteceğiz. Bölgede barış ve istikrarı sağlayacak girişimleri, Suriye’nin toprak bütünlüğü çerçevesinde destekleyeceğiz. Bu süre içerisinde bölge insanlarının su, yiyecek, barınma, güvenlik, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçlarının Suriye’de karşılandığı bir çözümü uluslararası toplumla birlikte hayata geçireceğiz” diyor.

Programda ayrıca “Türkiye’de sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik sorunlar yaratan beş milyon civarındaki Suriyeli sığınmacının yurtlarına gönüllü ve güvenli dönüşünü sağlayacağız” ifadeleri yer alıyor.

Yenilik Partisi

Yenilik Partisi’nin açıkladığı parti programında Yasadışı Göç ve Yabancı Göçmenler başlıklı bölümde Türkiye özellikle, Ortadoğu, Asya ve Afrika kaynaklı yabancı göç istilasına maruz kaldığı ve günümüz verilerine göre Türkiye’de yirmi dokuz küçük ülkenin toplam nüfusu kadar göçmen yaşadığı belirtiliyor.

Bu kapsamda parti:

  • Ülkeye yasadışı göçmen girişine son vereceğini,
  • Düzensiz ve yasa dışı gelen bütün yabancılara keyfi ve liyakatsiz verilen TC vatandaşlıkları ile oturma ve çalışma izinlerini iptal ederek, istisnai durumlar dışında, gelenleri ülkelerine geri göndereceğini,
  • Sınır güvenliğini arttıracağını ve Hatay’dan Ardahan’a kadar sınırları özel teknoloji ile koruyacağını ifade ediyor.

Zafer Partisi

2011 sonrasında Türkiye’ye gelen sığınmacı sayısının 6 milyon 200 bine ulaştığını ve bu sayının Türkiye nüfusunun % 8’ine eşit olduğunu belirten Zafer Partisi, bu durumu “Türkiye’ye basit bir göç değil, Türkiye’nin demografik, kültürel ve sonuçta siyasal yapısını değiştirecek bir örtülü istila, bir kavimler göçüdür” ifadeleriyle tanımlıyor.

Suriyeli sığınmacıların vatanlarına geri dönmelerinin hem Suriye hem Türkiye’ye karşı kurulmuş bir komplonun çöpe atılması olduğunu belirten parti, bunun Türkiye’nin ve Suriye’nin yaşamsal çıkarları açısından bir zorunluluk olarak görüyor.

Suriyeli sığınmacıların geri dönmesine yardımcı olabilmek için bazı öneriler sıralıyor:

  • Suriyeli sığınmacılar meselesi sürekli gündemde tutulmalı,
  • AKP’nin açık kapı politikasını terk etmesi ve sınırlarımızda güvenliğin artırılması için kamuoyu oluşturulmalı
  • Suriyeli sığınmacılar meselesinin gerçek niteliğinin büyük Kürdistan projesinin Suriye ayağının gerçekleştirilmesi olduğu, Türk halkına her vesile ile anlatılmalı.
  • Türk halkına, şimdiye değin Suriyeli sığınmacılar için harcanan 40 milyar Dolar harcanmasaydı, Türkiye’nin sürüklendiği büyük ekonomik krize bu kadar erken ve derin sürüklenmeyeceği hatırlatılmalı
  • Suriyelilere her an geçici olduklarını, misafir olduklarını hatırlatmalı, toplumsal tepki canlı tutulmalı
  • Sığınmacılar/mülteciler üzerinden para kazanan akademisyenler ve sözde sivil toplum kuruluşları Türk halkına teşhir edilmeli
  • Suriyeli sığınmacıların vatanlarına dönmeleri için yapılacak çalışmalara sivil toplum örgütleri daha etkin katılmalı
  • Suriyeli sığınmacılar konusunda akademik çalışmalar ve bilimsel araştırmalar teşvik edilmeli
  • Suriyeli sığınmacılar konusunu geniş kitlelerin daha kolay anlamasını sağlamak için sanal alem bilgilendirici ve ikna edici çalışmalarla daha etkili ve sistemli şekilde değerlendirmeli.

DEVA Partisi

Sınırın güvenliğini sağlayarak düzensiz göçü engellemeyi vadeden Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Güçlü Kurumsal Yapı, Güvenli Sınırlar, Gerçekçi Dönüş başlıklı bir eylem planı açıkladı.

Göç sorununun çözümüne hukuk devleti ciddiyetiyle ve temel insan hakları perspektifiyle yaklaştıklarını belirten parti önceliğinin sınır güvenliğinin sağlanması olduğunu belirtti. Buna göre parti:

  • Düzensiz göçmen ve uluslararası koruma altındakilerin güvenli şekilde ülkelerine geri dönüşü hedeflediğini,
  • Düzensiz göçmen ve kamu güvenliğine tehdit oluşturan geçici koruma altındakileri de sınır dışı edeceklerini,
  • Türkiye’nin Avrupa ve Arap ülkeleri tarafından bir göçmen ve sığınmacı merkezi olarak görülmesine ve Türkiye’ye bir tampon bölge muamelesi yapılmasına izin vermeyeceklerini,
  • •stisnai vatandaşlık uygulamasına son vereceklerini,
  • Adli külfet paylaşımı sağlayacaklarını,
  • Kamu düzenine yönelik tehdit ve kuralsızlığı ortadan kaldıracaklarını,
  • Suriye’de çözümün tarafı olacaklarını,
  • Sığınmacı ve düzensiz göçmen yönetimini güçlendireceklerini,
  • Şeffaflık içinde dezenformasyonla mücadele edeceklerini vurguladı.

Gelecek Partisi

Düzensiz göç sorununa beş ana ilke çerçevesinde çözüme kavuşturacak bir yaklaşım benimseyen Gelecek Partisi sorunu “Devlet Aklı ve Millet Vicdan”ı temelinde tarihi, vicdani ve hukuki sorumlulukla ve insani odaklı çözme amacında olduklarını açıkladı.

Buna göre parti:

  • Avrupa’da gözlenen göçmen karşıtı ırkçılığın ülkemize de yansıması muhtemel her türüne karşı çıkmak,
  • Düzensiz göç olgusunun bir kamu düzeni sorunu olmasına asla izin vermemek,
  • Tek bir kategoride ele alınamayacak kadar çeşitli ve karmaşık olan Türkiye’deki düzensiz göçmenlerin kapsamlı bir envanterini çıkarmak ve her bir düzensiz göçmen grubu için ayrı bir geri dönüş ve toplumsal uyum politikası izlemek,
  • Suriyelilerin ülkelerine geri dönüşlerinin sağlanabilmesi için bölgesel/uluslararası girişimlerle siyasi/hukuki zemin oluşturmak
  • AB ile varılan mutabakat gereği düzensiz göçmenlerin Avrupa’ya düzenli geçişleri sağlamak ve bu sorunun maddi külfetinin adil bir şekilde paylaşımı için bütün uluslararası paydaşlar nezdinde etkin girişimler yürütmek,
  • Yatırım yoluyla prestij sarsıcı vatandaşlık politikasını değiştirmek ve vatandaşlığa geçiş taleplerinde dikkate alınacak kriterlerin çıtasını yükseltmek,
  • Kurumsal altyapıyı güçlendirmek, devlet ve sivil toplum kuruluşları arasında uyum sağlamak,
  • Yeni düzensiz göç akınlarını engellemek ve geri dönüşleri temin etmek üzere bölgesel sorunların barışçıl diplomasi ile çözümüne dönük yeni bir makrostratejik eylem planı geliştirmek vaatlerinde bulunuyor.

HDP

Halkların Demokratik Partisi (HDP) konuyla ilgili bir program ilan etmiş olmasa da ‘Suriyeli sığınmacılara yönelik düşmanca politikalara son verilmesi’ çağrısında bulunuyor. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde geçtiğimiz yıllarda meclis araştırması için önerge veren parti “mülteci sayısı ile birlikte insan hakkı ihlallerinin de arttığına “dikkat çekiyor.

Son olarak HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar nisan ayında partisinin meclis grubuna hitaben yaptığı konuşmada “Eğer insanlar ülkelerinden kaçıyorsa ya canları tehlikededir ya çocuklarının geleceği ağır tehdit altındadır ya da yaşama şartları ortadan kaldırılmıştır. Bu gerçeği görmeden sığınmacılar, göçmenler meselesini doğru bir şekilde tartışmanın imkânı yoktur” ifadeleriyle görüşlerini dile getirmişti.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*