AB’de asgari ücret tartışması: Yeterli yaşam standardını sağlaması nasıl garanti altına alınacak?

Avrupa Parlamentosu (AP) genel kurulu yarın düzenlenecek oturumda, “üye ülkelerde asgari ücretin yeterli bir yaşam standardı sağlayacak seviyede olmasını” öngören direktifi oylayacak.

AP ve AB Konseyi’nin daha önce üzerinde anlaşmaya vardığı bu direktifin kabul edilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Direktife göre, her ülkede geçim koşulları farklı olduğu için AB genelinde aynı asgari ücretin belirlenmesi gerekmeyecek.

Bununla birlikte direktif uyarınca üye ülkeler, kendi topraklarında satın alma gücü veya sosyo-ekonomik koşulları dikkate alarak en düşük ücret seviyesinin yeterli olup olmadığını değerlendirmek zorunda kalacak.

Üzerinde mutabık kalınan bu direktif, tüm üye ülkelerde, asgari ücretlerin işçiler için insan haysiyetine yakışır bir yaşam standardını garanti altına almasını amaçlıyor.

AB üyesi ülkeler, bu yeni mevzuatla işverenlerin yeni kuralları uygulayıp uygulamadığını izlemekle yükümlü olacak.

Kuralların ihlali durumunda işçiler, temsilcileri ve sendika üyeleri için tazminat hakkı doğabilecek. Üye ülkelerdeki ilgili makamların ücretleri belirleme yetkilerini gözeten AB kuralları olacak.

Buna göre sendikaların işçilerin yüzde 80’inden daha azını kapsadığı ülkelerde toplu pazarlık unsuru güçlendirilecek.

Yeterli ücret nasıl belirlenecek?

Yeterlilik değerlendirmesi için AB ülkeleri gerçek fiyatlarla bir mal ve hizmet sepeti oluşturacak. Üye ülkeler ayrıca, brüt ortalama ücretin yüzde 60’ı ve brüt ortalama ücretin yüzde 50’si gibi, uluslararası alanda yaygın olarak kullanılan gösterge niteliğindeki referans değerleri de uygulayabilecek.

Asgari ücretten yapılacak kesintiler veya değişiklikler, ayrımcı değil orantılı olacak. Adli veya idari makam tarafından yapılan kesintiler meşru bir amaca sahip olacak.

AP üyeleri üyeleri direktif için ne dedi?

Avrupa Parlamentosu Yeşil Grup Eş-Başkanı Ska Keller, AB ülkelerde enflasyonun arttığı bir dönemde bu tür bir direktifin kabul edilmesinin önemli olduğunu söyledi.

Euronews’e konuşan Keller, “Bu direktif, Avrupa Birliği’nde gördüğümüz yapısal yoksullukla mücadele için çok ama çok önemli bir adım.” dedi.

Macar Sosyalist parlamenter Klara Dobrev, bu direktif ile birlikte “Avrupa’da bir dönemin sonunun geldiği” görüşünü dile getirdi.

Dobrev, “AB ülkeleri, işçilerin daha ucuz ve korumasız oldukları yerlerde sözde avantaj sağlamak ardına kendi aralarında rekabet etti. Bu direktif ile rekabetçiliğin ucuz ve korumasız işgücü ile ölçüldüğü bir çağın da sonu geldi.” ifadesini kullandı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*